Hakkında Samsara
Ron Fricke'in yönettiği ve 2011 yılında vizyona giren 'Samsara', kelimenin tam anlamıyla görsel bir şiirdir. 'Baraka'nın ruhani varisi olarak nitelendirilebilecek bu belgesel, diyalog, anlatım veya geleneksel bir hikaye anlatımı olmadan, sadece görüntüler ve müzikle evrensel bir yolculuğa çıkarıyor izleyiciyi. Beş yıla yayılan bir çekim sürecinde, beş kıtada 25 farklı ülkeyi ziyaret eden ekip, 70mm film formatının sunduğu olağanüstü çözünürlükle insanlığın, doğanın ve medeniyetin döngüsünü (samsara) yakalıyor.
Film, izleyiciyi bir manastırdaki Tibetli keşişlerden, Endonezya'daki Kecak dansçılarına; Çin'in devasa fabrikalarından, Kenya'nın vahşi doğasına; Dubai'nin fütüristik silüetlerinden, kutsal Mekke'ye kadar uzanıyor. Her kare, özenle kompoze edilmiş bir tablo gibi. Görüntü yönetmenliği ve zaman atlamalı (time-lapse) çekim teknikleri, sıradan olanı olağanüstü kılıyor, büyük ölçekli endüstriyel süreçler ise hem hipnotik hem de düşündürücü bir şekilde sunuluyor.
'Samsara'yı izlemek, pasif bir deneyim değil, aktif bir meditasyondur. Michael Stearns, Lisa Gerrard ve Marcello De Francisci'nin bestelediği atmosferik ve etkileyici müzik, görüntülerle mükemmel bir uyum içinde. Film, insanın doğayla, teknolojiyle, inançla ve kendisiyle olan ilişkisine dair sorular sorduruyor, cevaplar dayatmıyor. Güzellik ve yıkım, ilkel ve ultra-modern, kutsal ve sıradan yan yana durarak 'samsara' yani döngü fikrini somutlaştırıyor.
Bu belgesel, sadece yüksek kaliteli görüntüler arayanlar için değil, sinemanın bir sanat formu olarak gücüne inanan, dünyayı farklı bir perspektiften görmek isteyen herkes için mutlaka izlenmesi gereken bir başyapıt. Seyirciyi, hızla akan günlük hayatın ötesine geçip evrenin ritmini hissetmeye, düşünmeye ve hayran kalmaya davet ediyor.
Film, izleyiciyi bir manastırdaki Tibetli keşişlerden, Endonezya'daki Kecak dansçılarına; Çin'in devasa fabrikalarından, Kenya'nın vahşi doğasına; Dubai'nin fütüristik silüetlerinden, kutsal Mekke'ye kadar uzanıyor. Her kare, özenle kompoze edilmiş bir tablo gibi. Görüntü yönetmenliği ve zaman atlamalı (time-lapse) çekim teknikleri, sıradan olanı olağanüstü kılıyor, büyük ölçekli endüstriyel süreçler ise hem hipnotik hem de düşündürücü bir şekilde sunuluyor.
'Samsara'yı izlemek, pasif bir deneyim değil, aktif bir meditasyondur. Michael Stearns, Lisa Gerrard ve Marcello De Francisci'nin bestelediği atmosferik ve etkileyici müzik, görüntülerle mükemmel bir uyum içinde. Film, insanın doğayla, teknolojiyle, inançla ve kendisiyle olan ilişkisine dair sorular sorduruyor, cevaplar dayatmıyor. Güzellik ve yıkım, ilkel ve ultra-modern, kutsal ve sıradan yan yana durarak 'samsara' yani döngü fikrini somutlaştırıyor.
Bu belgesel, sadece yüksek kaliteli görüntüler arayanlar için değil, sinemanın bir sanat formu olarak gücüne inanan, dünyayı farklı bir perspektiften görmek isteyen herkes için mutlaka izlenmesi gereken bir başyapıt. Seyirciyi, hızla akan günlük hayatın ötesine geçip evrenin ritmini hissetmeye, düşünmeye ve hayran kalmaya davet ediyor.


















